Türkçe English
Geleceğe Umutlla Bakın

üds de çıkmış tüm fen bilimleri kelimeleriYeni Mesaj

Warning: strtotime(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48 Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48
filiz  avdan filiz avdan 23.03.2010 02:29:49

ÜDS FEN BİLİMLERİ - TÜM ÇIKMIŞ KELİMELER

absorb:emmek

absorption:soaking:sucking:emme

abundance:bolluk

accelerate: hızlandırmak

acceleration:hızlanma

acclimatization:yeni bir iklime uyum

accordingly:dolayısıyla

account for:nedeni olmak,açıklaması olmak

accumulate:pile up:amass:gather:toplanmak,çoğalmak

accurately:strictly:correctly:doğru olarak

acknowledge:kabul etmek

acoustic:akustik

acre: hectar

acronym:sözcüklerin ilk harflerinden oluşan yeni sözcük (NATO)

acute: keskin, ciddi

additive:katkı maddesi

adjacent: bitişik olan

admiralty:deniz hukuku,bahriye nezareti

adversely:olumsuz olarak

aerial parts:havayla temas eden bölümler

affliction:acı,sıkıntı

afterwards:daha sonra

airliner:ticari uçak

alfalfa:yonca

algae: su yosunu

alleviate: hafifletmek, azaltmak

aloft:yukarı(da)

alternating current:alternatif akım

amplification: yükseltme

ancestry:soy,ecdat

annihilate: yok etme, imha etme

annually:yıllık olarak

anomalous:kural dışı,anormal

apparatus:cihaz

appliance: alet, araç

applicable:suitable:proper:appropriate:uygun,uygulanabilir

application: uygulama

apply:put to use:uygulamak

appreciation:an expression of gratitude:takdir,minnettarlık

approach:yaklaşmak

arboriculture:ağaç dikimi

arch:kemer

arctic: kuzey kutbu ve ona ait

arid:kuru,kıraç,sıkı

ascendancy:üstünlük,hakimiyet

assert:iddia etmek

asset:değer,varlık, servet

attempt:çabalamak,girişmek,teşebbüs etmek

attribute to : atfetmek

avalanche:çığ

aviation:havacılık

avoid:shun:keep away:stay away:uzak durmak,sakınmak,kaçınmak

axiom:kabul edilmiş gerçek

back and forth:iler geri

back up:destekleme

backpack:sırt çantası

based on:being founded on:bir temele dayalı olmak

basin: havuz, havza

be made up of: -den meydana gelmek, oluşmak

be short of: (para)sıkıntısı olmak

beam:ışın

bear out:ortaya çıkmak,doğurmak

belligerent:saldırgan

bet:bahis

blurred vision:bulanık görünüş

boom: patlama

borehole:sondaj deliği,matkap deliği

bottled gas:tüp gaz

boundary:sınır

brake:fren

breadth:en,genişlik

break away from: -den kaçmak, uzaklaşmak

break out of:escape: kaçmak,sıvışmak

break through:çığır açmak,ortaya çıkmak,görünmek

breeding: üremek, yol açmak, yetiştirme, terbiye etme

bring about:reveal:ortaya çıkarmak,

bring off:accomplish:başarmak

bring up:raise:rear:yetiştirmek,büyütmek(çocuk)

budgetary:bütçeye ait

buildup:oluşum,büyüme,artış

burrow: yuvalanmak

bury:gömmek

bush:çalı

by-product:yan ürün

calm:soothe:solace:sakinleşmek

canopy:gölgelik,kanopi

capsule:uzay kapsülü

capture:get hold of:seize:yakalamak

carrot:havuç

carry away:inspire:götürmek,büyülemek

carry on:keep on:go on:continue:devam etmek

carry out:fulfill:icra etmek,yapmak

carve: oymak

catastrophe:büyük felaket

challenge:zorluk,meydan okumak

charge with:bir şeyle suçlamak

chestnut:kestane ağac,kestane

chiefly:mainly:basically:başlıca,özellikle

chronicle:tarih, kayıt

cipher:şifre

circumstance:condition:situation:koşul,durum

close in:surround:seige:etrafını çevirmek

coal-fired power stations:termik santraller

code-breaking:şifre kırma

coherent:uyumlu,tutarlı

collision:çarpışma

combustion:yanma,tutuşma

come across:meet or find by chance:tesadüfen karşılaşmak

come from:derive from:-den kaynaklanmak

come up with :arise:present:ortaya atmak

comet:kuyruklu yıldız

commendable:övülmeye değer

commentator:yorumcu eleştirmen

commonplace: sıradan, basmakalıp

compact:yoğunlaştırmak,anlaşmak

comparably:relatively:paralelly:karşılaştırmalı olarak

compel:zorlamak,mecbur bırakmak

compelling argument:sağlam iddia

compensate:telafi etmek

competitive:rekabetçi

complete:finish:wind up:fulfill:accomplish:tamamlamak,bütünlemek

complexity:intricacy:karmaşa,karışıklık

comply with:uyumlu olmak

component:bileşke,bileşen,parça

compose:oluşmak,meydana gelmek

comprehensibly:intelligibly:anlaşılabilir şekilde

comprehensively:inclusively:extensively:thoroughly:kapsamlı olarak,geniş ölçüde

compress:sıkıştırmak

compulsive:zorunlu

concerned with:ilgili,alakadar olmak,meşgul olmak

conclusive:kesin,son,nihai

conditionally:şartlı olarak

conduct:manage:direct:control:yönetmek,çekip çevirmek

conductivity:iletkenlik

configure: düzenlemek, biçim vermek

consequently:as a result:sonuç olarak

conserve:korumak,muhafaza etmek

considerable:hayli,çok

considerably:significantly:large in amount:oldukça,çok

consistent:tutarlı

constantly:continuously:continually:sürekli olarak

consternation:dehşet,korku,şaşkınlık

constructive:yapıcı

contamination: kirlenme

contribution:katkı

controversial:disputatious:tartışmalı

convenient:easily accessible:uygun

conveniently:uygun ve elverişli olarak

conventional:geleneksel

convert:dönüştürmek

convey:iletmek,taşımak,nakletmek

coral reef: mercan kayalığı

crack:çatlak,çatlamak

crash:uçağın çakılması

creativity:yaratıcılık

credit:mal etmek,atfetmek

crevice:yarık,çatlak

crew:tayfa,ekip,tim

crop: ürün

crudely:roughly:rudely:kabaca,kabataslak

culmination:toplanma

cultivate:yetiştirmek

cure:tedavi

current:akım

currently:presently:şu anda

curve: eğim, kavis, viraj

cut back down:azaltmak

cut free from:release sb:birini bağlı olduğu yerden kurtarmak

cutting-edge:uç,sınır

damp:nemli

dare to: cesaret etmek

D-Day: (II.Dünya Savaşı)savaşın başlaması için planlanan gün

deal with:treat:handle:ilgilenmek,ele almak

decade:10 yıl

decay:rot:decomposition:spoil:çürüme,bozulma

deception:yanıltma,aldatma

deciduous:yapraklarını döken

decline:decrease:diminish:azalma,küçülme

deicing system:buz çözücü sistem

deliberately:bilerek,kasten

deliver:convey:transport:taşımak,dağıtmak,iletmek

demonstrate:show:illustrate:göstermek,kanıtlamak

departure from:exit::ayrılma,terk etme

deposit:tortu,birikinti

derive from:çıkarım yapmak

descend:inmek, alçalmak,güneşin batması

detection:algılama,tespit

detention:gecikme,alıkoyma

deterioration:bozulma,yozlaşma

devastate:yıkmak,mahvetmek

dictate:dikte etmek

die out:soyu tükenmek

dilute: sulandırmak, hafifletmek

discomfort:rahatsızılık

discredited:değerini,önemini yitirmek

disorder:hastalık,bozukluk

disorientation:uyum sağlayamama

dispersal:yayma,dağıtma

disperse: dağıtmak, yaymak

disposal:atık

disruptive:yıkıcı,bölücü

dissipate:dağıtmak,yok etmek (olmak)

distinguish:ayırt etmek

distort: dikkatini dağıtmak

distract:dikkatini dağıtmak/başka yöne çekmek

diverge: ayrılmak, birbirinden uzaklaşmak

diversity:çeşitlilik

divine:ilahi

do with:concern with:ile ilgili olmak

domestic: iç, ev, iç ile ilgili

dormancy:uyku hali

dormant state:uyku durumu

downfall:çöküş

dramatic:köklü,derin

draught:geminin çektiği su

drawbridge:katlanır asma köprü

drift: sürüklenme

drill:matkap,sonda

drive through:pass through:geçmek,kat etmek

dubbed:dublajlı,lakaplı

dwell on: odaklanmak

eager:willing:volunteer:ardent:istekli,gönüllü

earplug:kulak tıkacı

efficiency:etkinlik, verimlilik

elapse:geçen zaman, (süre)geçmek

elimination:omission:extraction:eleme

embargo:ambargo

embarrass:utanmak,utandırmak

embed:içine geçirilmiş

embeded:içine gömülü durumda

emblem:simge

emission:yayma,yayılım

emit: yaymak

empirical:deneysel

end up: sonuçlanmak,bitirmek

energy dissipation:enerji kaybı

enforce:compel:zorlamak

engage:employ:keep busy:retain.occupy:meşgul etmek,görevlendirmek

engulf:yutmak,içine almak

enhance: değer, fiyat artırma

enormous:çok büyük,muazzam

ensure:emin olmak

entire:bütün,tam

equally:to the same degree:eşit bir şekilde

erode: aşındırmak, aşınmak

erupt:explode:burst:blow up:patlamak,püskürmek (yanardağ)

essentially:basically:fundamentally:in essence:esas itibarıyla

establish:set up: kurmak

evaporate:buharlaşmak

evolve:evrim geçirmek

exceed:aşmak,geçmek

excessively:extremely:largely:aşırı ölçüde,abartılı bir şekilde

excuse:defend:relieve of:pardon:forgive:affetmek

exemption:muafiyet

exert: güç kullanmak, gayret göstermek

exertion:çaba,gayret,tazyik

exhaustion:tükenme,bitme

expand:büyüme,genişleme

expect::anticipate:ummak

expedition:yolculuk

expenditure: masraf

explicitly:açık bir şekilde

exploit:yaralanmak,sömürmek

exploitation:using up sb/sth unfairly:sömürme,kendi çıkarına kullanma

expose:maruz bırakmak,açığa çıkarmak

exposure: -e maruz kalma

extinction:total destruction of a species:soy tükenmesi

extract: (yağ, su)çıkarma

extraction:removal:cutting off:pulling out:çıkarma, sökme

facade:bina cephesi

facility:tesis,bina

fan:pervane

far and wide:her yerde

far-reaching:geniş kapsamlı,yaygın

fatal:ölümcül

fate:kader

feat:başarı

feature:özellik

feedlot:besi alanı

fertilize: gübre

fib:küçük yalan söylemek

fierce:sert,şiddetli

fill:doldurmak

find out:discover:detect:bulmak,keşfetmek

flap:flapa:uçak kanadında yön vermeyi sağlayan oynar parça

flare up: parlamak, alevlenmek, öfkelenmek

flavorful:kokulu,aromatik

fodder:yem,gıda

footprint:ayak izi

force out:depose:give the sack:drive out:dışarı çıkmaya zorlamak,zorla görevden uzaklaştırmak

forerunner:öncü,lider,haberci

foreseen:predicted:estimated:öngörülen,tahmin edilen

formation:oluşum

formerly:previously:daha önceden,eskiden

formidable:korkunç

foundation:kurum,tesis,vakıf

fragment:parça

fragrant:güzel kokulu

friction:sürtünme

frigid:soğuk,cansız,resmi

fungicide: mantar öldürücü ilaç

fungus:mantar

furnace:ocak,fırın

fuse:kaynaştırmak

geodetic survey:arazi ölçümü

get in:enter:penetrate:içine girmek,nüfuz etmek

get off:leave:depart:make a start:ayrılmak,başlangıç yapmak

get on with:have good relationship with sb:biriyle iyi geçinmek

get over:overcome:recover:recuperate:iyileşmek

get through:succeed in:complete:fulfill:başarmak,sonuçlandırmak

gift:doğuştan gelen kabiliyet

gigantic: devasa, çok büyük

give rise to:cause:induce:bring about:neden olmak,yol açmak

glacier: buzul

govern:hakim olmak,yönetmek

gradient:eğim,meğil

grain:tane,zerre

grain-fed:tahılla beslenen

grant:bağış,hibe

grapple:yakalamak,sıkıca tutmak

gravity: yerçekimi, bir şeyin ciddi oluşu

greenhouse gases:sera etkisi yapan gazlar

groove:kanal

ground-hugging:yeri sıkıca kavrayan

habitat:doğal çevre

hail: dolu

hangover:kalıntı,artık

harbor:barındırmak,korumak,liman

hard facts:açık gerçekler

hardware:madeni eşya,hırdavat,donanım

harness:çalışacak duruma getirmek,kullanmak

harvest: hasat etme

hatch:uzay gemisinin kapağı

hatchway: (gemilerde)ambar ağzı,lombar ağzı

have on hand:elinde mevcut olmak

head for:bir yönde ilerlemek

hemisphere:yarım küre

hijack: uçak, gemi kaçırma

hold up:support:desteklemek

hum:vızıldamak

human genome: insan genleri

hurricane: kasırga

ignition:ateşlenme

impact:etki

impair:damage:cripple:harm:sakatlamak

imported:ithal edilmiş

impose:dayatmak,yüklemek,etkilemek

improve:make better:geliştirmek

improvement:progress:development:advance:ilerleme,gelişme

improvise:doğaçlamak,o anda uydurmak

in accordance with:-e göre,bakarak,uygun olarak

in competition with:rekabet halinde

in excess of:-den yukarı,-den fazla

in favor of:lehine

in fulfillment of:-nın tamamlanmasıyla,gerçekleşmesiyle

in place of:-nın yerinde

in the grip of:tesirinde,pençesinde

in the manner of:-nın tarzında,şeklinde

in view of:karşısında,durumunda

inborn: ırsi, kalıtsal

incapable:yeteneksiz

incorporate:embody:include:içermek

indefinite:vague:uncertain:unlimited:belirsiz

indifferent:having or showing no partialty,bias or preference: kayıtsız, ilgisiz infer:deduce:conclude:çıkarım yapmak,sonuç çıkarmak

inflate:havayla şişirmek,fiyatı artırmak

informed:bilgili,haberdar

infrastructure:altyapı

ingeniously:dahice

inlet:koy,küçük körfez

innovation:yenilik,icat

insecticide: böcek ilacı

insert:içine sokmak

instantly:immediately:suddenly:hemen

instinct:iç güdü

insulate:izole etmek

integer:tam sayı,bütün

intensive:yoğun,derin

interfere:karışmak,bozmak

intertwine: -e sarılmak, -e dolamak

intracoastal:iki karşı kıyı arasında

intricate: karmaşık

intriguing: ilginç

inundation:sel,tufan

invest:yatırım yapmak

irresistable:karşı konmaz

join:combine:unite:attach:birleşmek,katılmak

keep off:stay clear:keep away:avoid:uzak durmak

keep pace with:ayak uydurmak

keep:preserve:protect:retain:save:korumak,muhafaza etmek,devam ettirmek

knot: düğüm, güçlük

laborious:yorucu,zahmetli,çalışkan

latch:mandallamak,sürgülemek,kavramak

launch:fırlatmak,atmak

layer: katman

leading: önde gelen

leak:sızdırmak

leap: sıçrama

leave out:exclude:hariç bırakmak

legend:efsane

let go of:release:serbest bırakmak

lettuce: marul

lever:kaldıraç

life span: yaşam süresi

life-span:yaşam süresi

lightening:yıldırım

lighting fixtures:aydınlanma aksesuarları

limb:organ,uzuv,geniş ağaç dalı

limelight:ilginin odak noktası

link:connect:attach:bağlantı oluşturmak

livestock:çiftlik hayvanları

load:yük

longrange:uzun vadeli

longtitude:boylam,meridyen

look for:search:examine:scrutinize:araştırmak

loosely:öylesine,gelişigüzel

lubricant:yağlayıcı

luminescence:ışıldama,parıldama

lunar base:ay üssü

magnetostriction:manyetik uzayıp kısalma

magnify:büyütmek

maize:mısır

mak up for:compensate:telafi etmek

make do with:ile yetinmek

make out:understand:figure out:anlamak,çözmek

make over:transfer:convey:hand over:aktarmak

make up:tamamlamak,makyaj yapmak,uydurmak

mammals:memeliler

manually:el ile

manufacture:üretmek,üretim

manure:gübre

manuscript:el yazması

marine:denizle ilgili

mat-like:paspasa benzeyen

measure:önlem

melt:erimek

membrane: zar

menace: tehdit, gözdağı vermek

mentally:in one’s mind:zihnen,aklen

merely:only

monitor:izlemek

motion: hareket

move off with:leave with:ile uzaklaşmak

mud: çamur

munch its way:yol kat etmek

native:bir yerin yerlisi

nausea:mide bulantısı

navigation:seyrüsefer

nightmare:kabus

novelty: yenilik

numerous: çok sayıda

nutrient: besin, gıda, besleyici

nutritious:besleyici

obscure:unclear:vague:indistinct:gizli,belirsiz

observation:gözlem

obstinately:stubbornly:persistently:ısrarla, inatla

occasionally:bazen

on account of:-den dolayı

on display:gösterimde

on the verge of: -ın kenarında, eşiğinde

onwards:-den sonra,sonrasında

opium poppies:afyon çiçeği

optimal:en uygun

orbit:yörünge

ore: (maden)filiz,cevher

oscillation: tereddüt etme, kararsız olma

outcome:sonuç

outdoor grill:açık hava mangalı

outwards:dışa doğru

overfed:fazla besili

owe: borçlu olmak

participate:join:take part in:katılmak

pasture:hububat.tahıl

patch:yama,parça

patern:model:structure:model,yapı

pave the way for...:yolunu açmak,zemin hazırlamak

penetrate:nüfuz etmek.içine işlemek

perception:algılama

perishable:kolay bozulur,dayanıksız

permanent:kalıcı,sürekli

permanently:sürekli,düzenli olarak

perpetual:sürekli,ebedi

persist:ısrar etmek,ayak diremek

persistancy:direnme,ısrar

phenomenon:olgu,olay

pick up:collect:acquire:toplamak,edinmek,kazanmak

piecemeal: yavaş yavaş, parça parça

pipeline:boru hattı

plant:bitki,fabrika

plant:santral,fabrika

plausibly:credibly:feasibly:akla yatkın bir şekilde,inandırıcı bir şekilde

plentiful:bol,bereketli

plume: kuş tüyü

polar region: kutup bölgesi

pond: gölcük, gölet

posterity:yeni nesil

precast concrete:hazır beton

precede:önceden vuku bulmak

precipitation: çökelme, yere düşme, yağma

predator: yırtıcı hayvan

predominant:üstün, hakim

pre-eminence:öncelikli önem

preface:özsöz

preservation: koruma

pressurize:basınç yapmak

pretentiously:yapmacık bir şekilde

prevention:hindrance:obstruction:engelleme

proceeds: gelir, hasılat

process:süreç

profound:derin,engin,geniş

prolific:verimli,üretken

prolong:uzatmak,sürdürmek

property.özellik,nitelik

prophecy:kehanet

proposal:offer:öneri

pull through:recover:iyileşmek

pulley:makara

pump:pompa

pure:saf,katkısız

pursue:follow:chase:go after:takip etmek

put down:write down:jot down:yazıya dökmek

put off:delay:postpone:ertelemek

put out: extinguish:,söndürmek

put pressure on:birine baskı yapmak

put through:bring to a successful end:bir işi başarıyla tamamlamak,gerçekleşmesine sebep olmak

put up with:tolerate:endure:tahammül etmek

query: soru, kuşku

random:rastgele,gelişigüzel

range:dolaşma,yayılma,uzanma

rapidly:quickly:swiftly:hızlıca,çabucak

realm: ülke, krallık, alan, alem

reassemble:yeniden bir araya gelmek

rebound: yansıma,sekme,geri tepme

recede: geri çekilmek

reconcile:settle:resolve,compromise:uzlaştırmak

recovery:getting better:iyileşme,kurtulma

redate:yeniden tarih belirlemek

reduce:azaltmak

refitted:tamir edilmiş,düzenlenmiş

refrigerant:soğutucu

regrettably:ne yazık ki,üzücü biçimde

reinforce:strengthen:bolster:support:güçlendirmek,pekiştirmek

reinforced concrete:betonarme

reinstate:eski haline getirmek

reject:refuse:turn down:reddetmek

reject:turn down: reddetmek

relativity:görecelik

relevance:uygunluk,ilişki

reliable:dependable:trustable:güvenilir,sağlam

reluctant:unwilling to do sth:isteksiz

remarkably:dikkat çekecek derecede

renewable: geri dönüştürülebilir, yenilenebilir

repository:havuz,ambar,depo

representative:temsilci

requirement:gereksinim,ihtiyaç,talep

reserve: ayırtmak, ertelemek

residue:kalıntı

resistant:resisting::dayanıklı,dirençli

respectability:saygınlık

respiration: solunum

restrict:sınırlamak

resume:yeniden devam etmek

reverberate:yansımak,aksetmek

revere: saymak, saygı göstermek

ripen: olgunlaşmak, olgun

rot:çürümek

rule out: yok saymak

run out of:tükenmek,bitmek

sample:numune

sandstone:kum taşı

sane:aklı başında,halim selim

satisfactorily:tatmin edici bir şekilde

scarcely:hardly:barely:neredeyse hiç

scepticism: şüphecilik

scheme: plan, proje

scheme:plan

scouring:oyma,erozyon

seal: mühürlemek

sediment: tortu, çökelti

seismic:sismik

selective:seçici,ayırt edici

send out for:istemek,getirtmek,sipariş vermek

sensibly:makul ölçüde

sequence:ardışıklık,düzen,sıra

set aside: kenara (para) ayırmak

set off:start on a journey:yola çıkmak

severe:şiddetli,sert

shear:kırpmak

shedding leaves:yaprak dökme

shrink:çekmek,kısalmak

shuttle:uzay mekiği

silt: alüvyon

sizeable:fairly large:iri,oldukça büyük

skylight:aydınlatma penceresi

slide: kayma, kaydırma

slot:yiv ya da delik açmak

sloth: tembellik

soil:toprak

solar:güneşle ilgili

solid:katı,sert

soluble:çözülebilir

solution:resolution: çözülme,solüsyon

somehow:her nasılsa

somewhat:biraz

sort out:classify:arrange:ayırmak,düzene koymak

soybean: soya fasulyesi

species:canlı türleri

specimen: örnek

spectacular:müthiş,harikulade

speed up:accelerate:hızlandırmak

spin:döndürmek,çevirmek

spinning:dönme,savurma

spur:teşvik etmek

spy:casus

stalk: sap

starve:açlıktan ölmek

stationary:sabit,durağan

steer:yön vermek

stereotype:klişe,basmakalıp

stimulate: uyarmak, teşvik etmek

stimulator:uyarıcı

stoke:yığmak,depolmak

stretch:uzantı,germe,gerilme,uzama

strike:çarpmak,vurmak

stud:saplama,iribaşlı çivi

stuff: şey, madde

submerge: sular altında kalma, suya batma

subsequent:sonraki

substantial: büyük, sağlam, önemli

substantially:oldukça

sufficiency:adequacy:efficiency:yeterlilik

suggestive:anlamlı,hatırlatan

suitably:appropriately:conveniently:uygun bir şekilde

sullenly:asık suratlı bir şekilde

sunbeam: güneş ışını

superconductivity:super iletkenlik

superstitious:batıl

supply:an amount of sth that is available for use:tedarik

supress:bastırmak

survive:hayatta kalmak

susceptible:vulnerable:narin, kırılgan,dayanıksız

suspect::şüphelenmek

sustainability:sürdürülebilirlik

sweep away :yok etmek

swift: hızlı

switch off:cihazı kapatmak

tail:kuyruk

take care of:look after:care for:ilgilenmek,göz kulak olmak

take into account:take into consideration:göz önünde bulundurmak

take off:remove:çıkarmak

tally:hesap, çetele

tar: katran

telling:etkili,belirgin

tempt:baştan çıkarmak,ayartmak

tenacious:azimli,vazgeçmeyen

tentative: kesin olmayan, deneysel, kararsız

terrestrial:yeryüzüne ait,karaya ait

texture:doku,dokunuş

thaw:erime,çözülme

the dawn of modern science:modern bilimin doğuşu

threefold:üç kat

thrive:büyümek,gelişmek

tide: gel-git

time warp:zaman sapması

toe:ayak parmağı

towards:-e doğru

toxic:zehirli

tract:alan,saha

traction:çekme,çekilme

trailblazing:yankı uyandıran,çarpıcı

trait:özellik

treaty:anlaşma,sözleşme

trek:çekmek

trick:hile, marifet,ustalık

trigger:başlatmak,tetiklemek

triumph:zafer

turboprop:turbo desteği

turn away:send off:geri çevirmek

turn into:transform:-e dönüştürmek

turn up:appear:come up:arise:yukarı çevirmek,ortaya çıkmak

ubiquitious: heryerde

ultimate:en son

ultimately:at last:in the end:eventually:en sonunda

umbilical cord:göbek bağı,astronotu uzay gemisine bağlayan kordon

undergo:-e maruz kalmak

ungainly:kaba,hantal,beceriksiz

uniformly:invariably:aynı tarzda

unyielding:boyun eğmez

upbringing: yetiştirme

uphold:confirm:onaylamak,tasdik ettirmek

upwards:yukarı doğru

urgently:vitally:çok önemli,çok zaruri olarak

vague:belirsiz

value:değer vermek,önemli görmek

valve:vana

vast:broad:wide:çok geniş

vast:geniş

vegetation:bitki örtüsü

vegetative:bitkisel

velocity: hızi sürat

venture: riskli girişim

verify:doğrulamak

versatility:çeşitlilik,çok yönlülük

vessel:tekne,gemi

vest:yelek

veterinary surgeon:veteriner cerrah

vibration:titreşim

vicinity: etraf, çevre

vine-ripe:iyice olmuş

vomit:kusmak

vulnerable:hassas,zayıf

warp:eğilmek,dönmek,bükülmek

wastefully:extravagantly:savurganca

waterfowl: su kuşu

weed:yabani ot

whatsoever: herne, ne, hangi, herhengi bir

whereby: aracılığıyla, yardımıyla

wipe out:silip süpürmek,yok etmek

with reference of/to:-e göre,-ye atfen

wonder:be filled with doubt or curiosity:merak etmek

worrisome:yorucu

worship: tapınmak, ibadet etmek

write off:kayda almamak,önemsiz görmek,borç silmek

yeast: maya

yield: ürün, gelir, boyun eğme

Warning: strtotime(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48 Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48
filiz  avdan filiz avdan 23.03.2010 02:31:18

Warning: strtotime(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48 Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected 'Europe/Helsinki' for 'EEST/3.0/DST' instead in /var/www/clients/client2/web123/web/yonet/ayar.php on line 48
filiz  avdan filiz avdan 23.03.2010 02:32:50

Web Tasarım | ACT Reklam | Eskişehir